KADININ GÖRÜNMEYEN EMEĞİ- Avjin Gündoğan

KADININ GÖRÜNMEYEN EMEĞİ- Avjin Gündoğan

Heidi Hartmann’a göre kadınların maddi karşılık alamadığı emeği kapitalizme ve erkeğe fayda sağlar. Ev içerisinde yaşamını idame ettirmesi için yapılması gereken işlerin büyük çoğunluğunu, çocuk bakımını kadının hizmeti sayesinde yapmak zorunda kalmayan erkek, işgücü piyasasında ise yine kadınlara karşı büyük bir avantaj sağlar. Ev içerisinde verilen emeği ücretlendirmeye tabi tutarsa kapitalizme yüksek bir maliyeti olacağı gerçeği de kaçınılmazdır. Yani kadının emeği hem kapitalizm hem de erkek tarafından sömürülmüş, ev içerisinde emek veren kadın ‘’görünmez’’ hale gelmiştir.

Kadının görünmeyen emeğinin çıkış noktası kadının ev içerisinde yaptığı işlerin belirli bir maddi ücretlendirilmeye tabi tutulmaması olarak tanımlanabilir. Ancak görünmeyen emek ve bunun sonuçları aslında çok daha fazlasıdır.

Ev içerisinde yaptığı temizlik, yemek, çamaşır ve bulaşık yıkamak gibi işlerin maddi olarak bir sonucunu alamayan kadına, yıllar boyunca bunlar bir görev değil bir davranış biçimiymiş gibi aktarılmıştır. Kadın, kadınlığın getirdiği iç güdüyle yani sırf kadın olduğu için bu eylemleri yapması bir sorumluluktan çok kadının zaten yapması gereken ve yapmayı istemesi doğal karşılanan bir davranış olarak topluma işlenmiştir. Bu bağlamda kadın verdiği emeğin hiçbir şekilde bir karşılığını alamayıp sömürülmeye başlanmıştır. Aynı zamanda sırtımıza yüklenen bu ev işleri değersiz işler olarak görülmüş ve çalışan erkeklerin emeğini sömüren yine kadınlarmış gibi bir algı oluşturulmuştur.

Kergoat’a(2000) göre, erkekler ve kadınlar arasındaki iş bölümü ayrımı biyolojik bir eşitsizliğin sonucu değil, toplumsal bir inşa sonucuyla oluşmuş bir durumdur. Cinsiyete dayalı iş bölümünün iki düzenleyici ilkesi vardır: Ayrılma İlkesine göre bir kadın işi bir de erkek işi vardır, hiyerarşi ilkesine göre ise kadın işi erkek işinden her zaman daha değersiz bir konumdadır.

TÜİK’ in 2014-2015 yılları arasında yaptığı araştırmaya göre kadınların ortalama ev içindeki etkinliklere harcadığı vakit 4 saat 17 dakika iken, erkeklerde ise bu süre sadece 51 dakika tutmaktadır. Ev içerisinde bu denli sorumluluk alan kadınlar, iş hayatına girmekte de zorlanmış, potansiyelini tam olarak ortaya çıkaramamıştır. Ev içerisinde kalan ve gününün büyük bir kısmını ev içerisindeki görevlerini yerine getirerek geçiren kadınlar sosyal hayatta da bir yer bulurken zorlanmıştır. Gününün çoğunu evde ona baskılanan işleri yapmakla geçiren kadına kendini geliştirmek için çok az bir alan tanınmış ve bu etkenlere rağmen bazı konularda yetersiz görüldüklerinde tekrar suç kadında aranmıştır.

Gün geçtikçe kadınları işgücüne katılımının yükselmesiyle araştırmacılar ücretli ve ücretsiz emeğin arasındaki bağlantıyı araştırmaya başlamıştır. Görülen odur ki ev içerisinde verilen bakım emeği kadınların işgücü piyasasındaki konumlarını, çalıştıkları işlerin niteliğini ve kendilerine ayırabildikleri vaktin ölçüsünü ciddi derecede etkilemiştir. Özellikle çocuk sahibi olan kadınların, bakım emeği ile eş zamanlı olarak yürütmesi mümkün olan esnek veya yarı zamanlı işlere mahkum edilmiştir. Piyasa içerisinde ciddi avantaj sağlayan erkekler ve bakım emeği ile birlikte sadece ev işlerine veya düşük maliyetli ve zamanlı işlere razı olmasıyla birlikte aile içinde yoksulluk ve kadının bağımlı durumda yaşaması gibi sonuçlara yol açmıştır. (Garinder,2011)

Tüm bunların piyasa içerisinde yer bulmaya çalışan kadına da dezavantajları küçümsenemeyecek derecede fazla olmuştur. Kadın, kadın olduğu için yapması zorunlu olarak görülen ev işlerinin yanına aktif iş hayatına girmek istediği zaman, erkek işi daha değerli sayıldığından ötürü her zaman daha düşük mevkilerde ve daha düşük maaşlarda çalıştırılmaya başlanmıştır. Güneye doğru gidildikçe bu eşitsizlik katlanarak artmıştır. İş ve ev hayatında kendine yer edinmeye çalışan çoğu kadın hala evde yaptığı işlerin ücretlendirilmesi gereken bir emek, bir hizmet olduğunun farkına bile varamamıştır.

Heidi Hartmann’a göre kadınların maddi karşılık alamadığı emeği kapitalizme ve erkeğe fayda sağlar. Ev içerisinde yaşamını idame ettirmesi için yapılması gereken işlerin büyük çoğunluğunu, çocuk bakımını kadının hizmeti sayesinde yapmak zorunda kalmayan erkek, işgücü piyasasında ise yine kadınlara karşı büyük bir avantaj sağlar. Ev içerisinde verilen emeği ücretlendirmeye tabi tutarsa kapitalizme yüksek bir maliyeti olacağı gerçeği de kaçınılmazdır. Yani kadının emeği hep kapitalizm hem de erkek tarafından sömürülmüş, ev içerisinde emek veren kadın ‘’görünmez’’ hale gelmiştir.

One comment

  1. Zehra

    Normalleştirilmiş , olması gereken buymuş gibi dayatılan her türlü tabunun kadınlara ve kız çocuklarına fırsat eşitsizliği sağladığının en güzel kanıtını yapmış yazılardan biriydi. Bilinçlendikçe, düşündüklerimizi hayatımıza ayna gibi tuttukça omuz omuza daha çok hayat büyütebileceğimize daha çok kimlik kazanabileceğimize olan inancım artıyor. ‘Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir